0

İstanbul Travestileri Hissettiği Gibi Yaşıyor

Cinsel tercih ve cinsel kimlik konusuna da bu açıdan bakmak gerekiyor. Tek başına oğlunuzun bebeklerle oynaması ya da kızınızın erkek gibi giyinmesi onun ileride trans bir birey olacağını göstermiyor. Ya da erkek çocuğun rol model alabileceği babası yoksa ve annesiyle büyüdüyse… Anne kız çocuğun, baba erkek çocuğun cinsel kimlik oluşumunda etkili ancak belirleyici değil.

Aslında cinsel kimlik hoşnutsuzluğunun nedeni tam olarak bilinmiyor. Araştırmacılar bunun biyolojik, genetik, ailevi, sosyal ve kültürel faktörlerdeki etkileşimin bir sonucu olabileceği üzerinde duruyor. Toplumda nadir görülen bu durum, hem kişiyi hem aileyi sınayan, depresyon ve intiharlara yol açan, cinsiyet değiştirme operasyonuna kadar uzanan, zor ve uzun bir yolculuk…

ERKEN DÖNEM
Doğarken anatomik, genetik ve biyolojik özelliklerimizle belirlenen cinsiyet bizim “biyolojik cinsiyetimiz”. Kız ya da erkek olduğumuz bilincini ise üç yaşına geldiğimizde kazanmaya başlıyoruz. “Ben kızım” ya da “Ben erkeğim” duygusu “fallik dönem” adı verilen üç-altı yaşları arasında hissediliyor. Böylece cinsel kimliğin temelleri atılıyor.

Memorial Şişli Hastanesi’nden Psikiyatrist Prof. Dr. Sedat Özkan, çocuklarda cinsel kimlik çatışmasını andıran davranışları, erken dönemde anne-babaların şöyle fark edebileceğini söylüyor: “Karşı cinsten olmayı isteme ve bu konuda diretme, karşı cinse uygun giyinme isteği, hissettiği cinsiyete ait oyun ve oyuncaklarla oynama, oyun arkadaşlarını karşı cinsten yani hissettiği cinsten seçme, cinsel anatomisinden hoşlanmama ve karşıt cinsin cinsel özelliklerini isteme görülebiliyor. Çocuklukta karşıt cinsiyete özgü davranışlar, her zaman erişkinlik döneminde cinsel kimlik hoşnutsuzluğu yaşanacağı anlamına gelmeyebiliyor. Erken çocukluk ve ergenlikte bu gibi davranışlar fark edildiğinde, ebeveynlerin yapması gereken cezalandırıcı ve yargılayıcı tutumları bir tarafa bırakmak, süreci anlamaya çalışmak ve destek alabilecekleri, konunun uzmanı bir ruh sağlığı profesyoneline başvurmaktır”.

HOMOSEKSÜELLIKLE AYNI ŞEY DEĞİL!
ransseksüellik, çoğu zaman bir cinsel yönelim olan homoseksüellikle karıştırılıyor. Toplumsal önyargılar, homofobi ve istanbul travestileri gibi nedenlerden kaynaklanan bu karışıklığa Prof. Dr. Sedat Özkan açıklık getiriyor: “Eşcinsellik dediğimizde cinsel bir yönelimden söz etmiş oluyoruz. Cinsel yönelim, kişinin hangi cinsiyete yönelik cinsel ve duygusal çekim duyduğuyla ilgili. Eşcinsellik, kişinin cinsel ve duygusal çekiminin kendi cinsiyetinden kişilere yönelik olduğu anlamına geliyor. Burada kişinin kendi biyolojik cinsiyeti ile ilgili bir hoşnutsuzluktan bahsedilmez, kendi bedeni ve cinsiyeti ile hoşnut olabilir ama cinsel ve duygusal olarak hemcinslerine çekim duyuyordur.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir