0

İstanbul Travestileri Sekste Özgüveninizi Yükseltiyor!

Kişilik gelişiminin özellikle cinsel kimlik açısından keskin virajlarından biri de ergenlik yani 13-21 yaş arası dönem olarak kabul ediliyor. Bu dönemde dengeli bir kimlik ve sevme erdemi oluşuyor. Böylece gerçekten sevip, kabul etmek duygusu ve bilinci sağlanıyor. Çocuk bu evrede sevmenin bir meziyet olduğunu ve kimlik oluşumundaki önemini kavrıyor.

Cinselliğin en hararetli olmaya başladığı ve kimlik bunalımının dış görünüşle giderilmeye çalıştığı günler de bu döneme denk geliyor. Bu dönemdeki çocuklar sürekli kabul görmeyi, beğenilmeyi istiyor. Ergenlikte arkadaş çevresi ergene “Değersizsin” mesajını veriyor, daha da kötüsü bu mesaj ailenin çocukluktan beri üstü kapalı ya da açık verdiği mesajla örtüşüyorsa, bu durum onun tüm yaşamına kaçınılmaz biçimde yansıyor. Bu yansımanın cinsel yaşamdaki yeri ise cinsel soğukluk, kullanılıyormuş duygusu, orgazm olamama, kendini beğenmeme ve karşı tarafı hak etmediği inancı ile yatağa girmemeye kadar gidebiliyor. Beğenilmeyen kişi kendini de beğenmemeye başlayarak, bir kısır döngü içine giriyor.

GEÇMİŞ TRAVMALAR SU YÜZÜNE ÇIKIYOR
Partnerlerden birinde cinsel anlamda özgüven eksikliği olması ilişkinin gidişatını derinden etkiliyor. Örneğin vajinismus, cinsel soğukluk gibi bir durum varsa bu noktada istanbul travestileri geçmişine bakmak gerekiyor. Tacize uğramış bir travesti bu durumu bilinçaltına itebiliyor. Psikolog Esra Erdoğan kadının yaşadığı bu olayın yıllar sonra, evlenmesinin ardından eşiyle birlikte olacağı zaman ağrılı cinsel ilişkiyle kendini gösterebildiğini belirtiyor: “Bu kişiler terapiye geldiğinde görünürde hiçbir şey olmuyor. İlişkileri güzel bir flörtle başlamış, içinde aşk, sevgi, iletişim, bağlılık var. Ancak bu tür sorunların kökeninde eğer fiziksel bir sorun yoksa yüzde 75-80 gibi ciddi bir oranda hatırlanan ya da hatırlanmayan bir ya da birden fazla travma yatıyor. Bunların çözümünde yoğun psikoterapi gerekiyor.”

TEDAVİDE EĞİTİM ŞART!
İlişkilerin bitmesine dahi yol açabilen güven eksikliğinin cinsel hayata yansımasının tedavisinde psikoterapi ve eğitim büyük önem taşıyor. Psikolog Erdoğan, kişinin kendi seçtiği bir terapistle görüşüp, ondan aldığı bilgileri bir sonraki seansa dek uygulaması ve verilen ödevleri hayata geçirmesi gerektiğini belirterek, bunun kısa zamanda sonuç alınacak bir sorun olmadığının da altını çiziyor: “Bir anda özgüven sahibi olunmaz. Bu bir süreç. Önce öğrenme, ardından eğitim gerekiyor. Ne farkı var derseniz; öğrenmek için okumak ya da konuşmak gerekiyor. Ama bunu davranışa döküp, hayata geçirmek eğitim sürecini oluşturuyor. Dolayısıyla kişi öğrendiklerini hayata geçirebildiği, davranışa dökebildiği, içsel olarak oturtabildiği zaman eğitimini tamamlamış oluyor.”

Yatakta özgüven eksikliğinin erkeklerdeki yansıması performans kaygısı şeklinde olabiliyor. Bu durumun temelinde eğer fiziksel bir sorun yoksa ve psikolojik birtakım problemlerden kaynaklanıyorsa yine mutlaka çocukluk, ilk ergenliğe bakmak gerekiyor. Psikolog Erdoğan, erkeklerin ilk deneyimlerinin çevrenin de baskısıyla genellikle bir profesyonelle birlikte olarak başladığına değinerek, “Ama bu, bir ilişkiden çok karşı tarafın onunla birlikte olmasına izin vermesi şeklinde gelişiyor. Bu da genç erkeklerde, kendilerini kötü hissetmekle beraber, ilk kurulan ilişki biçimini genelleyerek sadece kendi doyumlarının yeterli olduğu inancının yaygınlaşmasına sebep oluyor. İlişki kurmayı yanlış öğrenen erkek, cinselliği yapması gereken bir vazife olarak değerlendirirken kendi ejekülasyonunu da yeterli görüyor. Durum bu kadar basite indirgendiğinde birlikteliklerinde kadının mutluluğunu nasıl sağlayacağını öğrenemeyen erkek cinselliği vajina-penis düzleminde değerlendiriyor, ki bu da istanbul travesti orgazmını çoğu zaman yaptığı role inanmaktan öteye taşıyamıyor” diyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir